Haber Detayı
01 Nisan 2021 - Perşembe 11:25
 
Godot'yu Beklerken
EĞİTİM Haberi


Godot'yu Beklerken adlı Kitabı bir hikaye ile anlatmak istiyorum. Köyün birinde , kıtlık olur . İnsanlar açlıktan ve hastalıktan ölmeye başlarlar.Köylülerde bu nereden çıktığı bile bilinmeyen bir hayali kahraman olan Godot'un gelip kendilerini kurtaracağını , kendilerine yiyecek ve ilaç getireceğini düşünerek hiç bir şey yapmadan beklemeye başlamışlardır. Ama Godot gelmemiştir. O bir hayali kahramandır ve hiç bir zaman da gelmeyecektir.

Dünyada ve ülkemizde yaşanan pandemi sürecinde , hepimizin , yaşamları , alışkanlıkları değişmeye başlamıştır. Prof.Dr.Stephan Hawking ve Prof.Dr.Uğur Şahin , önümüzdeki yüzyıllarda Covit 19'dan daha korkunç virsülerin yol açacağı daha büyük felaketlerin olabileceğini belirtmektedirler.

İnsanların Ekonomiklik , Sosyalleşme , Maneviyat ve Öğrenme gibi 4 temel bilinçlerinden biri olan Öğrenme , Aristoteles'in" Bütün insanlar bilmek isterler" önermesinde olduğu gibi kendini ortaya çıkmış bir bilinç şeklinde göstermiyor mu? Bilim ve Teknolojinin hızlı gelişimi , insanların temel  ihtiyaçlarını karşılama yada daha iyisini yapma isteğinin , "Var olan bir bilincin ihtiyaçlarının giderilmesi" olarak karşımıza çıkması , aslında insan benliğinin meydana getirdiği bir olgu değil midir?

Descartes " Hiçbir şey keşfedilmeyecek kadar uzak olamaz . Önemli olan akıllı olmak değil, aklı yerinde ve zamanında kullanmaktır" sözü bizlere , aklın kullanılarak bilim ve teknolojiyi yaşamın her alanında uygulamaya koyabilme anlamında ,  Platon'un "Doğru düşünce bilgidir " sözünde olduğu gibi bizlere ilham verici bir bilgi olmuyor mu?

  Aristoteles "Bilim, iyi zamanlarda servet, kötü zamanlarda bir sığınak ve iyi bir yol göstericidir " sözünün önemi ise kendini  günümüzde dünyanın ve ülkemizin karşılaştığı en büyük felaketlerden biri olan Corona Virüsü salgını olarak yeterince göstermiyor mu?

Bu ve buna benzer sorular bizlere , Bilim ve Teknoloji Alanında Yapılabilecek Çalışmaların Nasıl Olabileceği Sorusunun Cevabını ,  Descartes'in "Sorguluyorum öyleyse Düşünüyorum . Düşünüyorum öyleyse varım" sözünde belirttiği üzere Bir Bilimsel Düşünme ve Emanuel Kant'ın " Öyleyse mükemmelliğe nasıl ulaşırız?Ümit nerededir?Eğitimdedir başka hiç bir yerde değildir" sözünde belirttiği gibi Bir Bilimsel Eğitim ile birlikte olabileceğini de belki de göstermektedir. 

Özellikle annelerin kundaktan itibaren çocuklarına ninnilerle birlikte kitaplar okumaları  çocukların yeni kelimeler duyması ve öğrenmesi için gerekmektedir. Gelişmiş ülkeler ile gelişmekte olan yada gelişmemiş ülkeler çocukları arasında 0-3 yaş arası 30 milyon kelime farkı bulunmaktadır. Yani gelişmiş ülke çocukları 0-3 yaş arası 45 milyon kelime duyarken , gelişmekte olan ve az gelişmiş ülke çocukları ise 15 milyon kelime duymaktadır. Pisa testelerinde , gelişmiş ülkelerin çocukları ilk 10 'da yer alırken , gelişmekte ve az gelişmiş ülkelerin çocukları bunların altında kalmaktadır. Prof.Dr.İsmail Hakkı Aydın "Beyin Sizsiniz" kitaplarında "İnsan beyni birbirine geçmiş kilitli kapılar gibidir. Yeni bir şeyler öğrenildiğinde kapılar açılmaya başlar" diye belirtmektedir.O sebeple Annelerin "Kundaktan itibaren Çocuklarına Kitaplar Okumalarının" önemi üzerinde durulmaktadır.   

Ayrıca 1-3 yaş arası çocuklara eğlenceli , resimli matematik kitapları okutulmalı  , fark bulmaca gibi oyunlar çözdürülmesi gerektiğini ifade eden Prof. İsmail Hakkı Aydın ," İnsan beyni bir matematik gibi , bir bilgisayar gibi çalışır. Akıl yazılım , zeka ise işletim sistemidir şeklinde belirtmiş ve insan beyninin milyarlarca nörönlardan yani sensörlerden , alıcılardan oluşan ve birbirine geçmiş birer kilitli kapılar gibi olduğunu belirtmektedir. Kuranda bahsedildiği gibi de "Allah bir kapı kapandığında başka bir kapı açarmış" gibi , yada "Matrix"filminde olduğu gibi çıkış kapıları gibi beyinde de kapılar vardır.Çocuklar öğrendikçe kapıların açıldığı ve matematiğin ise insan beyninin kapasitesini arttırmakta ki en önemli bilim dallarından biri olduğu bilinmekte değil midir? İnsan beyninin kapasitesi ve neler yapabileceği ise "Lucy" filminde güzel bir şekilde işlenmiştir.

Amerika Birleşik Devletleri Eğitim Kurulu Üyesi Prof.Dr. Selçuk Şirin ise "Yetişin Çocuklar " kitaplarında 4-7 yaş arası çocukların mutlaka okul öncesi eğitim kurumlarına gönderilmesinin gerekliliğini belirtmekte ve eğitim sistemini ise  "Önümüzdeki yıllarda eğitim sistemi artık meslek dahil 18 yaşında tamamlanacak. Eğitim sistemi 4 yıl geriye çekilecek"şeklinde ifade etmektedir. Bu sebeple artık klasik meslekler olan doktorluk , avukatlık , mühendislik , muhasebecilik gibi bir çok mesleklerin önemini yitireceği , matematik bilen yazılım yada kodlama yapabilen ve her insanın bir bilim insanı gibi olabileceği yeni mesleklerin oluşacağı da yine bilim insanları tarafından belirtilmektedir.

Bunun yanında çocukların soru sormalarına engel olmamak , bilginiz ölçüsünde her sorusuna cevap vermeye çalışmak gerektiğini ve bu şekilde çocukların hayal dünyalarının gelişeceğini ifade eden Prof.Dr.İsmail Hakkı Aydın , Beyin Sizsiniz , Kitaplarında , "Hayal etme gücü sonsuz olanların beyin kapasiteleri de sonsuz olacaktır" şeklinde belirtmektedir. Boşuna demiyorlar mı "Her şey bir hayal etmekle başlar , bu hayal zamanla bir vizyona dönüşürmüş"

Bu sebeple şimdiden annelerin kundaktan itibaren çocuklarına kitaplar okumaları ile 1-3 yaş arası matematik masalları kitapları okutmaları , çocukların 4-7 yaş arası okul öncesi eğitim kurumlarına gönderilmesi ile birlikte çocukların gelişimlerinin sağlanabilmesi ve gelişmiş ülke çocukları ile yarışabilir hale gelebilmesi belki de bu şekilde mi sağlanabilecektir? Bu sorunun cevabı ise sizlerin takdirlerinizdedir.

Unutmayalım ki , Siz bir Çocuğu kurtarırsanız , belki de o Çocuk , İlçesini , Ülkesini ve hatta belki de Dünyayı bile kurtarabilecektir.

 

Bilgi : Bu konular ile ilgili olarak da Hendek Tv 'de ki 29.03.2021 tarihli Kayhan Şafak'la Şehr-i Vizyon programımı izleyebilirsiniz.

 

 

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: Godot'yu, Beklerken,
Haber Videosu
Yorumlar
Arşiv
Haber Yazılımı