Haber Detayı
05 Mayıs 2021 - Çarşamba 14:16
 
MEVLANA
EĞİTİM Haberi


MEVLANA CELALEDDİN-İ RUMİ

"Ben şu dünyada , güzel huydan başka bir haslet ve ehliyet görmedim."

 

     İslam tarihinin derin simalarından biri şüphesiz herkesin Mevlana olarak tanıdığı ancak gerçek adı "Celaleddin-i Belhi Muhammed Rumi" dir. Mevlana bugünkü Afganistan'da bulunan Belh şehrinde 1207 yılında doğmuştur. Ailesi ile birlikte göç ederek Konya'ya yerleşmiştir.

     Rumi olarak anılmasının nedeni ise eskiden "Diyar-ı Rum" denilen Anadolu  topraklarında , Konya'da yaşayıp vefat etmesidir. Orta Asya'dan  Hoca Ahmet Yesevi hamuruyla yoğrulmuş , aynı kaynaktan beslenmiş, Mevlana gibi büyük insanlar Anadolu'nun Türkleşmesinin ve Anadolu Müslümanlığının öncüleri olmuştur.

 

"Ey insan , ne tuhaf bir varlıksın sen.  Zıtlıklar sende birleşmiş.Hayvan da melek de yerinde sabit ama sen bunları nefsinde cem etmişsin , ten hayvanıyla can meleğini bir araya getirmişsin. Bu yüzden hem göğe mensupsun hem yere.Bu ikili yapını bil ve ona göre dikkatli davran. Ta ki tenin canına diş geçirmesin , kötülük iyiliğine baş eğdirmesin. Gökler dururken börtü böcek gibi toprağın altını vatan edinmeyesin."

 

   

  Mevlana'nın insan verdiği değer , onun zamanına ulaşan diğer mutasavvıflara nazaran en üstün seviyededir. Mevlana , insanlık şuurunu Kur'an-ı Kerim ayetlerinin ışığı altında düşünmüş , insan olmanın faziletlerini en özlü biçimde dile getirmiştir. Mevlana , meşhur çağrısında insanı Kur'an ve Sünnet yoluna çağırır. Bu yolun ümitsizlik yeri olmadığını beyan eder. Bunun için çağrısı geneldir.Herkesi çağırır.Ne kadar büyük günahkar olsa da insan için tevbe kapısı açıktır. Bu gerçeği ifade etmek için Mevlana gel der ; 

" Yine gel!,Yine gel!, Her ne isen Yine gel! , Kafirsen , ateşe tapıyorsan , puta tapıyorsan yine gel!,Bu bizim dergahımız , umutsuzluk dergahı değil ; Yüz kere tövbeni bozmuşsan da yine gel!."

 

"Ey verilenden fazlasını talep eden!, İlahi lütuf herkese kabı ölçüsünce verir. Nasıl ki boyu uzun olana kısa elbise vermek iyilik değilse , insanlara hak etmedikleri imkanları vermek de iyilik değildir."

 

 

" Bu dünyada herkes ne ekerse onu biçer.İyilik yaparsan iyilik bulursun , kötülüğünün neticesi ise yine kötülüktür. O halde şuna buna bahane bulma , iyi kötü her ne biçiyorsan bil ki kendi ektiğinden başkası değildir. Gönül kazanmak istiyorsan sevgi tohumu ek , cenneti kazanmak istiyorsan yollara diken ekmekten vazgeç."

 

" Mal ve para baştaki külah gibidir. Külaha ise ancak kel olan ihtiyaç duyar. Başında sırma saçı olan külahı neylesin.Mal asa gibidir; asa ise topala ve yaşlıya yakışır. Ceylan gibi seken yiğide asa taşımak ardır. Hazine olmak hazineye sahip olmaktan elbette iyidir. O halde sen kendin hazine ol ki hazineler seni arasın. Dünya senden değerli değil , bırak o senin peşinde koşsun."

 

   

  17 aralık 1273' te Konya' da vefat etmiş olan  Mevlana'nın Türbesi bugün  müze olarak kullanılmaktadır. Her yıl yerli ve yabancı milyonlarca insan Mevlana'yı ziyaret etmek için Konya'ya gelmektedir. 2007 yılında UNESCO , 2007 yılını "Dünya Mevlana Yılı " olarak kabul etmiştir.

 

    

Öğretileri ile tüm dünyada ilgi uyandıran Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin öldüğü 17 aralık gecesi , Şeb-i Arus olarak tanımlanıyor. Şeb-i Arus kelimesi “Düğün Gecesi” demektir. Mevlana ölüm gününü “Hakk’a vuslat” yani “Yaratana Kavuşma” (Düğün Günü-Gecesi) saymıştır, “Herkes ayrılıktan bahsetti, bense vuslattan” der. Ölüm Mevlana için kişinin aslına dönüşü, kaynağının ilahi bir cevher olması nedeniyle “Allah’a dönüş” olarak yorumlar. Mevlana'nın ölüm yıl dönümüne denk gelen    17 Aralık'ın olduğu haftalarda yapılan "Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenleri " 'de bu isimle ifade ediliyor.

 

 

Mevlana'nın özlü sözleri;

 

"Sözünü öyle bir izah et ki havas da avam da istifade etsin."

"Kötülük insana tamahtan gelir.  Kanaatten kimse ölmedi, hırsla da kimse padişah olmadı."

"Hacca gideceksen, bir hac yoldaşı ara.  İster Hintli olsun ister Türk ister Arap.  Şekline, rengine bakma, maksadı ne, ona bak."

"Cahille oturup bal yiyeceğine, alimle oturup kuru ekmek ye."

"Muhabbet ve merhamet insanlığın; hiddet ve şehvet de hayvanların sıfatlarıdır. "

" Üzülme! Çünkü yaradan umudu en çaresiz anlarda yollar.  Unutma; yağmurun en şiddetlisi en kara bulutlardan çıkar."

"Şimdi sen; Uzattığın elini tutmayan ele mi dargınsın?  Yoksa tutmayacak bir ele uzattığın için, kendine mi kızgınsın? "

 

 

"Nefsin ejderhadır.  Öldü sanma, uykuya dalar o.  Dertten eline fırsat düşmediği için uyur.  Derdin bitince çıkar hemen. Hüner; dertsizken de nefsi uykuda tutmada dır."

"Çalınan her kapı hemen açılsaydı, ümidin , sabrın ve isteğin derecesi anlaşılmazdı."

" Her şey vaktini bekler , ne gül vaktinden önce açar, ne güneş vaktinden erken doğar. Bekle senin olan sana gelecektir."

"Her insan bir yağmur tanesi gibidir. Kimi çamura düşer , kimi gül yatağına düşer."

"Kolunun kırıldı üzülme , belki Allah sana kanat verecek."

"Üzülme can doğruysan , zarar gördüm deme , bilki iyiler mutlaka kazanır."

"İnsanlar seni yanlış anladıklarında dert etme , duydukları senin sesin , fakat aklından geçirdikleri kendi düşünceleridir."

"Misafirsin bu hanede ey gönül umduğunla değil , bulduğunla yetin. Hane sahibi ne derse o olur , ne kimseye sitem et nede üzül."

 

 

Hz. Mevlana’nın Yedi Öğüdü ;

"Cömertlikte ve yardım etmede akarsu gibi ol

Şefkat ve merhamette güneş gibi ol

Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol

Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol

Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol

Hoşgörülülükte deniz gibi ol

Ya olduğun gibi görün , ya göründüğün gibi ol"

 

Alıntılar ,Turan Bozkurt'un "Gönüller Sultanı Mevlana Celaleddin Rumi" kitabından alınmıştır.

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: MEVLANA,
Haber Videosu
Yorumlar
Arşiv
Haber Yazılımı