Haber Detayı
01 Ağustos 2021 - Pazar 22:57
 
"Sanatçılar hayalleri olan insanlardır." Hayriye Bıçak
ŞEHİR VE İNSAN Haberi


Ressam Hayriye Bıçak

Devlet memuru babalı 5 çocuklu bir ailenin 4'üncü çocuğu olarak Hendek'te doğdu. İlk,orta ve lise tahsilini Hendek'te tamamladı. Evli ve 4 çocuk sahibi olan Hayriye Bıçak halende Düzce Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü 2.sınıf öğrencisi olarak da eğitim hayatına devam etmektedir.

Öğretmen olan amcasının resim sanatına ilgisi ile oda resim yapmaya başlamıştı. Okulda arkadaşlarının ödevlerini yapıyordu. Bunun yanında da okulda edebiyatla da ilgilenen Hayriye Bıçak Kompozisyon dalında bölge birinciliği ödülü de kazanmıştı. Lise yıllarında okul takımında Hentbol oynayan Hayriye Bıçak okul hayatından sonra da amatör olarak Hentbol Takımında da 2 yıl daha Hentbol oynarak spor hayatına da bu şekilde devam etmişti.

 

 

Daha sonraları belli bir süre resim çalışmalarına ara vermişti. Bu dönemde amcasının kızı olan Kahramanmaraş Üniversitesi öğretim görevlisi olan Zeynep Bıçak'ın " Yetenek kaybolmaz , tekrar resim yapmaya devam etmelisin" şeklinde teşvik ve destekleri sonucu tekrar resim kurslarına katıldı. Zaman içerisinde bunun kendisi için bir tutku olduğunu fark ettiğini ifade eden Hayriye Bıçak "Başlangıçta sadece resim yapmak içindi , fakat zamanla bu benim için bir tutkuya dönüştü."olarak düşüncelerini de bu şekilde belirtmiş oldu.

 

 

İstanbul ve Ankara'da bir çok sergiye katıldı. Fransa Paris' te de bir tablosu sergilendi ve bir Sanat Dergisinde de haber olarak yer aldı. Resimlerinde ,  yoksul sanat tarzı olarak , eski evler , yaşlı yüzler ve yaşlı eller olarak eski şeylere karşı büyük bir ilgi duyduğu için , tuvalde bunları resmetmeye başladığını belirten Hayriye Bıçak " Eski evlerde , yaşlı yüzlerde ve yaşlı ellerde , yaşanmışlıkları , yoklukları , acıları , kederleri düşünmeye , hayal etmeye ve resimlerimde de bunları yansıtmaya çalışıyordum." olarak da o zaman ki duygu ve düşüncelerini de bu şekilde açıklamış oluyordu. 

 

 

Eşinin de fotoğraf sanatına ilgi duyması , beni desteklemesi ve ev işlerinde yardımcı olması sonucu resimleriyle yeterince zaman bulup ilgilenebildiğini belirten Hayriye Bıçak " Bu öyle bir tutku ki başladığınızda bırakıp , yarın devam ederim diyemiyorsunuz. O anda ki duygu ve düşünceleriniz ile hislerinizi bir an önce tuvale yansıtmak istiyorsunuz" olarak duygu ve düşüncelerini bu şekilde ifade ettikten sonra da sözlerine " Çalışmalarıma yeterince zaman ayırabilmek için , çocuklarımı erken yatırıp sabahlara kadar tuvalin karşısında çalışıyordum" şeklinde de evli ve çocuklu bir anne olarak da nasıl bir özveri ile resim yapmaya çalıştığını da bu şekilde açıklamış oluyordu.

 

 

"Bir sanatla uğraşmak için bir derdiniz, bir sıkıntınız olmalı. Aslında bu dert yada sıkıntı , bir şeyi daha güzel nasıl yapabilirim , insanları yada şehirleri nasıl daha güzelleştirebilirimden başka da bir şey değildi. Bu sebeple bu hayatta bir derdi olmayan hiç kimse Sanatçı olamaz , Resim çizemez , Kitap yazamaz , Şiir yazamaz, film çekemez" şeklinde Sanatı tanımlayan Hayriye Bıçak  "Sanatçı hayal kurmasını bilen insandır. Bilim insanları, akademisyenler, mühendisler ve benzerlerinin hayal dünyaları vardır ama bir sanatçıya göre de bu nispeten kısıtlıdır." olarak sanatçıları da bu şekilde tarif ediyordu.

 

 

Ressam Hayriye Bıçak , " Bilim insanları ve sanatçılar hayal kurmasını bilen insanlardır.  Sanatın hangi dalı olursa olsun sanatçıların uç noktalarda hayalleri vardır. Var olanı resmederseniz yada var olmayanı da resmedebilirsiniz. Var olan bir şeyi var olmayan bir zemin üzerine oturtabilirsiniz yada tam tersini de yapabilirsiniz. Bu sizin sanata bakış açınız ve dünya görüşünüzü yansıtır." şeklinde ki sözleriyle Sanatçıların geleceğe ait hayaller kurabilen insanlar olabildiklerini de bu şekilde açıklamış oluyordu.

 

 

Ressam Hayriye Bıçak  "Resim sanatı , duygu ve düşüncelerin çeşitli renk ve tonlarla kağıt , bez , mukavva gibi zeminler üzerine kalem ya da bir takım boyalarla işlenmesidir. Resimde çizim ; Kalemle başlanan resimlerde çizim, yapılacak resmin ana hatlarını belirler. Resimde renk ise ; Renk seçimi resimde verilmek istenen mesaj , paylaşılan duygu ve düşünceyle belirlenir. Ressamın ruh haliyle ilgilidir. Resimde kompozisyon da ; Αnlatılmak istenen duygu ve düşünce , çizim ve renk hepsi kompozisyonla doğrudan ilgilidir." şeklinde resim sanatıyla ilgili bilgileri de bu şekilde verdikten sonra da "Hayat resmin ta kendisidir. Herkesin paletinde aynı renkler vardır. Kiminin renkleri soluk iken kiminin renkleri cıvıl cıvıldır. Bundan dolayı herkesin resmi de birbirinden başkadır.Resmi resim yapan tuvaller, boyalar, fırçalar değil ressamların duyguları, düşünceleri ve hayalleridir." olarak da ressamların resimlerinin birbirinden farklı olmasını da bu şekilde açıklamış oluyordu.

 

 

Ressam Hayriye Bıçak ,Insidious 'un " Bazen bir resim, bin kelime anlatır." ile Edward Hopper'in "Eğer kelimelerle anlatabilseydin, resim yapmak için bir sebep olmazdı" sözleriyle birlikte bakmakla görmek arasındaki farkı ise  " Jan Van Eyck'ın Arnolfini’nin Düğünü , tablosu üzerine sayfalarca yazabilirsiniz. Bu resimde yazmakla görmek arasındaki fark çok belirgin bir şekilde görülebilir. Buradaki  ışığın soldan vuruşu ile kürkteki yumuşak dokuyu çok ayrıntılı bir şekilde vermesi , renk geçişleri , ışığın avizedeki metaldeki parlaklığı yansıtması , yeni evli bir çift olarak  kadının yeşil elbisesinde ki renk geçişleri  , elbisesini yukarı çekmesi ise aslında hamile değil ama çocuk istediklerini belirtmekte , yerde takunyaların olması dini bütün bir aile olduklarını göstermekte, din adamı olmadan evlilik yapıldığı bir dönemdi ve işte adamın elini kaldırıp dua etmesi gibi bir çok detayları görebiliyorsunuz." şeklinde resimlerin vermek istedikleri mesajları yada kompozisyonu da bu şekilde açıklamış oluyordu. 

 

 

Cicero'nun "Ressamlar gölgelerde ve bir resimdeki ışıklarda bizim görmediğimiz ne çok şey görür!" sözünü hatırlatan Ressam Hayriye Bıçak "Resim sanatı ile uğraşan bir kişi , bir ressam mutlaka o doğadaki yapraktaki  detayı fark eder. Bir çokları için belki o sıradan bir ağaçtır ama ona resimsel bir gözle bakan bir ressam için , ondaki ışığını vermiş olduğu yaprağın üzerindeki değişimindeki renkler , yaprağın sararması yada çürümeye yüz tutmuş olması onu sıradan bir ağaç olmaktan çıkartır , faklı bir bakış açısı getirir. Işık ne taraftan vurmuş , gölge ne tarafta kalmış yada ben bu ağaca düz de bakabilirim , tepeden veya yere yatarak da o bakış açısıyla da resmedebilirim." olarak da resimlerdeki ışık ve yansımaları ile birlikte ressamların bakış açılarını da bu şekilde belirtmiş oluyordu.

 

 

Ressam Hayriye Bıçak , Valan Cien'in "Bir ressamın, deniz ressamı olabilmesi için, bir denizci gibi denizlerde yaşaması ve bu alanda yoğrulması gerekir." sözüyle birlikte "Sizin kendi tarzınız bir denizi çizmekse onu nasıl hissedebilirseniz , bunu karşınızdakine o şekilde verebilirsiniz. Denizin sakinliğini yada denizdeki fırtınanın dehşetini eserlerinizde karşınızdakilerin bunu hissedebilmesi gerekir. Bunu da ancak bir gemi ile yolculuk yaparak yada bir gemide çalışarak öğrenebilirsiniz yada hissedebilirsiniz." şeklinde duygu ve düşüncelerini de bu şekilde ifade etmiş oluyordu.

 

 

Kitap okumanın küçük yaşlardan itibaren başlanılması gerektiğini savunan Ressam Hayriye Bıçak "Kitap okumak ,  insanın ufkunu , zekasını ve bakış açısını geliştirmek açısından da çok önemlidir. Okul yıllarımda çok kitap okuyordum. Yaz döneminde ise en son olarak Einştein'ın" E = mc" adlı kitabını yani "Quantum Teorisi" kitabını okumuştum. Bilime ve uzaya karşı da çok merakım vardı." olarak düşüncelerini belirtikten sonra sözlerine "Güzel Sanatlardaki okul dönemimizde Burcu Günay hocamız ," Ünlü bir ressamın eserini çalışacaksınız bunun yüzde otuzunu alacaksınız yüzde yetmişini ise kendiniz değiştireceksiniz , kompozisyonunu kendiniz düzenleyeceksiniz." olarak bir ödev vermişti. Benimde aklıma Kandinsky gelmişti. Yani 35 yıl önce okuduğum  Einştein'ın "E = mc2 " adlı kitabı aklıma gelmişti. Beyin bunu unutmuyor. Ben ikisi arasında bir ilişki kurararak kompozisyonumu hazırladım. Çünkü Einştein cisimlerin boşlukta hareket halinde iken , titreşim halinde iken renk değiştirdiğini bilimsel olarak ispatlamıştı. Kandisky'nin çalışmalarına da baktığım da boşlukta mekan çalışmış ve o cisimlerin , geometrik şekillerin titreşimlerle renk değiştirmesini yada ses çıkartmasını bize soyut çalışmalarında vermişti. Bu benim için çok önemliydi. Candiski'nin resim yaparken müzik dinlemesi , resimlerinde geometrik cisimlerin titreşimle renk değiştirmesini yansıtabilmesi sonucu bende sanat ve bilim ile bu şekilde bir ilişki de kurabilmiş oldum. Einstein titreşimle cisimlerin renk değiştirmesi ve en son mavi renge ulaşması benim için çok önemliydi." olarak bu şekilde devam etmiştir.

 

 

Kız çocuklarının eğitimi ile ilgili olarak " Bu çok geç kalınmış bir konudur. Okumanın erkeği yada kadını olmamalı. Bu çağ dışı bir düşüncedir. Bu bastırılmış bir konudur.Bir toplumun bir ülkenin geri kalmasını istiyorsanız kız çocuklarını kadınları bastırmanız yada okutmamanız yeterlidir. Çünkü çocukların zekalarını annelerinden aldıkları bilimsel bir gerçektir."olarak düşüncelerini bu şekilde ifade eden Hayriye Bıçak sözlerine "Ülkemizde kız çocuklarının yüzde 60'ı okullardan ayrılmak zorunda kalıyor. Bu sebeple anne ve babalardan bu konuda gereken önemi göstermelerini de bu şekilde rica ediyorum." olarak da bu şekilde devam etmiştir.

 

 

Müzeler ile Kültür ve Sanat Evleri ilgili olarak da " Ben resim sanatına ilgi duyduğum çocukluk yıllarımda ilçemizde böyle müzeler olsaydı , şimdi değil de belkide daha o zamanlarda resim ile ilgili bir eğitim almış olacaktım." şeklinde düşüncesini böyle ifade eden Hayriye Bıçak " Ben bir şehre gittiğimde orada bir müze var mı? Kültür ve Sanat Evleri var mı? diye soruyorum. Araştırıyorum var ise mutlaka uğruyorum. Bu gibi kurumlar bir şehrin ve insanlarının kültürel ve Sanatsal anlamda gelişmişliğini de gösteren yerlerdir. O sebeple ilçemizde mutlaka olması gerekir. Ben 52 yaşımda Güzel Sanatlar Eğitimine başladım. İlçemizde böyle kurumlar olursa , sanata ilgi duyan insanların  kendi içinde sanata karşı olan ilgilerinin daha erken açığa çıkmasını da sağlayacaktır. Ayrıca bu konuda ilçemizdeki çocuklar , gençler ve hatta belli bir yaş düzeyindeki insanlarımızdan da büyük bir istek ve arzu olduğu da bilinmektedir. Beni sürekli olarak aramaktalar  , benden bu konuda yardım istemekteler.  Ancak benim bu konuda yapabileceğim bir şey yada bir imkanım yok. Bu sebeple de yardımcı olamamaktan dolayı da çok üzgünüm" olarak da duygu ve düşüncelerini de şekilde ifade etmiştir.

 

 

"Ben 52 yaşındayım ve Güzel Sanatlar Fakültesi Resim bölümünde okuyorum. Eğer ilçemizde bir Güzel Sanatlar Lisesi yada bir Kültür Sanat evi olsaydı ben o zamanlarda eğitimimi tamamlamış olurdum. Lütfen benim gibi çocuklarımız da geç kalmasınlar. İlçemizde yetenekli çok güzel çocuklarımız var. Onları yabana atmayalım , heba etmeyelim. Herkesten doktor , mühendis , memur yada ya da işçi olmasını bekleyemezsiniz. İlçemizde yetenekli olan çocuklarımız bir imkanları olursa hem ulusal hem de evrensel anlamda büyük başarılar elde edebilir ve bu da bizler için bir övünç ve gurur kaynağı olabilir." şeklinde duygu ve düşüncelerini bu şekilde ifade eden Ressam Hayriye Bıçak sözlerini "Bunun yanında insanların 4 temel bilinçlerinden biri olan Sosyalleşme Bilinci gereği de bir sanat dalıyla uğraşmamız gerekmektedir. Bu olmazsa insanın 4 temel bilincinden biri , bir masanın bir ayağının olmaması gibi olur. Bunun sonucunda da insanın 3 temel yaşamından biri olan Öz Yaşamında insan bir dengede ve huzur içinde olamaz. Buna bağlı olarak da bir takım zararlı alışkanlıklar edinebilir yada içerisinde olabilir. Bu sebeple çocuklarımızın zararlı alışkanlıklarının olmaması yada boş bir şekilde sokaklarda yada boş bir şekilde şehir meydanında dikilmesini önlemek ancak onların bir sanat dalıyla uğraşması ile sağlanabilir. " olarak bu şekilde tamamlamıştır.

 

 

Ressam Hayri Bıçak ile yaptığım röportajımı Facebook Hendek Vizyon Tv'de , 30 Temmuz 2021 tarihli Kayhan Şafak ile Şehir Vizyonları programımda izleyebilirsiniz...

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: "Sanatçılar, hayalleri, olan, insanlardır.", Hayriye, Bıçak,
Haber Videosu
Yorumlar
Arşiv
Haber Yazılımı